RÖPORTAJ

Atmaktan tutmaya uzanan futbol kariyeri: Şam Mehmet

Mustafakemalpaşa’nın en kariyerli kalecilerinden birisi ve Pascal Nouma ile manşetlere çıkan fotoğrafıyla akıllarda iz bırakan Mehmet Yavuz Paşada’ya konuk oldu.

Abone Ol
Merhaba Mehmet Bey. Sizi tanıyabilir miyiz? 3 Ocak 1975 Mustafakemalpaşa doğumluyum. İlkokulu mezunuyum. En büyük transferimi ise Lüleburgazspor’da yaptım. 2002 yılında orada evlendim. Kutay ve Yiğit adında 2 çocuğum var. 2’si de basketbolla ilgileniyor. Okul sonrası hayat sizin için nasıl devam etti? İlkokulu bitirdikten sonra eğitime devam etmedim ve iş hayatına atıldım. Babam Sabahattin Yavuz sanayide radyatörcüydü. Ben de 1985 yılı itibariyle babamın yanında meslek edinmek adına çalışmaya başladım. Size Şam Mehmet denmesinin nedeni ne? Aslında dedem Mustafa Yavuz şam tatlıcısıydı. Bu nedenle de bana da Şam Mehmet  denmeye başladı ve isim de böyle kaldı. Futbolla ne zaman tanıştınız? Çalışırken futbol sevgim olduğu için futbol da oynamak istedim. 12 yaşındaydım ve Akarspor’da amatör olarak futbol oynamaya başladım. Üstelik başladığımda forvet oynuyordum. Yaklaşık 5 yıl kadar forvet olarak görev yaptıktan sonra kariyerimi kalecilik ile devam ettirerek noktaladım. Peki, kaleciliğe nasıl geçiş yaptınız? İlk defa Tatkavaklı Gücü ile oynadığımız genç takım maçında kaleye geçmiştim. O dönem, kaleci Şenay Oğur’du. Ancak maça çok az bir süre kalmasına rağmen Şenay o gün maça gelmedi. Bunun üzerine kaleye geçerim dedim. O maçı 5-2 almıştık. Maçta iyi bir performans göstermiştim. Bu dönemden itibaren kalecilik daha ağır basmaya başladı ve kaleci olarak görev aldım. Akarspor’dan sonra Mustafakemalpaşaspor’a geçiş yaparak futbol kariyerime burada devam ettim. Mustafakemalpaşaspor’a geçişimde rahmetli Küçük Ahmet, Hüseyin Akkurt ve Ahmet Çeki’nin katkısı çok fazlaydı. Onlar beni seçmiş, takıma almıştı. Onlara çok teşekkür ediyorum. Mustafakemalpaşaspor profesyonel takımda ilk oynadığım maç Maltepespor’du. O maçta 3 tane gol yemiştik ve maçtan 3-0 mağlup ayrılmıştık. İlk maç olarak kötü bir deneyimdi. Ancak sonrasında içeride Darıcaspor ile oynadığımız karşılaşmadan 2-1 galip gelmiştik ve iyi bir maç çıkarmıştım. Hayatımın önemli dönüm noktalarından birisi de belki bu maçtı. Mustafakemalpaşaspor ile amatör sözleşmem olmasına rağmen 3. lig karşılaşmalarında, profesyonel karşılaşmalarda yer aldım. Daha sonrasında ise 1988 -1989 yıllarında ilk profesyonel sözleşmemi Lüleburgazspor ile imzaladım ve Lüleburgazspor maceram da böylece başlamış oldu. Hangi takımlarda forma giydiniz? 1998 tarihinde Lüleburgazspor’a imza attım ve 2 yılı kaptan olmak üzere 4 yıl forma giydim. 2002’de Gebzespor’a, 2004’te Zeytinburnuspor’a, 2006’da Körfez Belediyespor’a, 2007’de Suadiye Belediyespor’a transfer oldum. 28.08.2007 tarihi itibariyle Mustafakemalpaşaspor ‘a geri dönerek 1 yıl kadar daha futbol oynadım ve kariyerimi noktaladım. Mustafakemalpaşaspor’u bıraktığımda profesyonel ligdeydi. Ancak bir sonraki sezonda küme düşmüştü. Kalecilik sonrasında futbol hayatınız hala devam ediyor. Bu konuda planlar, hedefler neler? 2014 yılında antrenör olarak görev almaya başladım. Sonrasında kaleci antrenörü olarak çalışmaya başladım. Bu şekilde çalışmaya devam ediyorum ancak pandemi nedeniyle şu anda ara vermek durumunda kaldık. Mustafakemalpaşa’nın en kariyerli kalecilerinden birisisiniz. Mustafakemalpaşa’da kaleci ve futbolcu neden yetişmiyor? Aslında en büyük suç bende. Vakit bulamıyorum. Gördüğüm, izlediğim çok yetenekli gençler var. Kalecilik okulu gibi bir projem var. Eğer bunu hayata geçirebilirsem, bunun meyvelerini alabiliriz. Pandemi sonrasında pek çok proje var. Ancak futbol ile ilgili genel bir sorun da var. Bunu da göz ardı edemeyiz. Mesela geçmişten bugüne Mustafakemalpaşa’ya baktığınızda 6-7 isim sayabilirsiniz. Futbolcuların Mustafakemalpaşa dışına çıkması gerekiyor. Bunun için de burada iyi bir performans sergilemesi lazım ki fark edilsin, transfer olsun. Sadece Mustafakemalpaşa’da oynayarak bir yere kadar gelebilirsiniz. İşin bir diğer kritik noktası ise hocalar. Oyuncuların yetişmemesinde genelde hocalar sorumlu tutulur. Ama bu işin basit, kolay tarafı. Futbolcuların kendine bakması, işine saygı duyması gerekir. Ben eldivensiz çok defa kaleye geçtiğimi hatırlıyorum. Bir top geldiğinde ellerim acırdı. Saha, malzeme konusunda takımlar yetersizdi. Ancak şimdi baktığınızda kulüpler tüm imkanları sunabiliyor. Onca imkansızlık sürecinde Mustafakemalpaşa’dan sporcular yetişmişse, şimdiki şartlar çok daha iyi. Bu durum da göz önünde bulundurulmalı. Ben hayatımı futboldan kazandım. Futbolda hiç unutamadığını anınız var mı? Lüleburgazspor’da forma giydiğim dönemde Eyüpspor ile karşılaşacaktık. Eyüpspor’da ise yakın arkadaşım Engin Çalışkan forma giyiyordu ve formda dönemlerinden birisiydi. Ben ise o maçta kart cezalısıydım formaya giyemeyecektim. Maçtan 1 gün önce dışarıda bir araya geldik, sohbet ettik. O sırada portakal suyu içmiştik birlikte. Akşam eve gittiğimde her yerim kabarmış, kaşınmaya başlamıştı. Maç günü stada gittiğimde ise Eyüpspor’da Engin’in de kadrodan çıkarıldığını öğrendim. Meğer içtiğimiz portakal suyu, bizi hasta etmiş, o da rahatsızlanmış. O maç berabere bitmişti ve rakibimiz en önemli oyuncusundan yoksun olarak maça çıkmıştı. Tüm bu yoğun süreç içerisinde sanayideki çalışmalar nasıl gitti? Futbolda işleri yoluna koyunca mecburen sanayiyi bırakmak durumunda kaldım. Ancak babamdan iyi bir temel almıştım ve işi kapmıştım. 2009 yılından itibaren sanayide yeniden çalışmaya başladım ve hala çalışmaya devam ediyorum. Bir yandan baba mesleğini sürdürmek de insanı mutlu ediyor. Bundan sonraki süreçte hedefiniz ne? Ülke futbolunda da net olarak görüldüğü gibi kaleci eksiğimiz var. Kaleci okulu en büyük hedefim. Burada kaleciler yetiştirebilirsek önce ilçemiz, sonra Bursa sonra da Türkiye için yararlı olacaktır. Yetenekli gençlerimiz var. Onlara gereken önemi verebilirsek başarılı işler yapabiliriz. Paylaşımlarınız için çok teşekkür ediyoruz. Ben de sizlere, yer ayırdığınız değer verdiğiniz için teşekkür ediyorum. ENLER İlk profesyonel maç: Maltepespor – Mustafakemalpaşaspor Hiç unutamadığı maç: Mustafakemalpaşaspor – Darıcaspor Oynadığın en iyi futbolcu: Engin Çalışkan, ikiz stoper futbolcular Hasan Furuncu ve Cengiz Furuncu (Körfez Belediyespor) Çalıştığın ilk antrenör: Hayrettin Fidan Çalıştığın en iyi antrenör: Fikret Demirer