“Bursa’da eski bir cami avlusu
Küçük Şadırvanda şakırdayan su
Orhan zamanından kalma bir duvar
Onunla bir yaşta ihtiyar çınar
Eliyor dört yana sakin bir günü
Bir rüyadan arta kalmanın hüznü…”
( Ahmet Hamdi TANPINAR)
Ahmet Hamdi Tanpınar, ÜLKÜ Dergisinde 1941 yılında “Bursa’da Hülya Saatleri” adıyla uzun bir yazı kaleme aldı. “Bursa’da Zaman” adlı şiiriyle ortak temalarda buluşan bu deneme, ileride daha da geliştirilerek geçmişi ve o günüyle Bursa’yı anlatan uzun bir yazıya dönüştü. Bu yazı, okurun çok ilgisini çekince yazarımız 1642-1945 yılları arasında Ankara, Erzurum, İstanbul için de benzer yazılar hazırladı ve dergide yayımladı. Son olarak “Konya” ilimizin eklenmesiyle sayıları beşi bulan bu yazı dizisi 1946’da “BEŞ ŞEHİR” adıyla kitap olarak basıldı.
Kitapta anlatılmak istenen ana tema (konu) neydi? Tanpınar’a göre: “Hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktı. (Özlemdi)” Bu Tanpınar için neden bu kadar önemliydi? Çünkü Tanpınar Doğu ile Batı’nın; eski ile yeninin, tam ortasında duruyordu. O, dersini hocası Yahya Kemal Beyatlı’dan almıştı. Bu, farklı iki medeniyetin (Doğu ile Batı) kesişim noktasında yer alan Tanpınar, uzun yıllar boyunca bu ülkede, yeterince anlaşılamadı.
Şöyle diyordu: “Solcular; gizli, muzır ve cahil… Muhafazakâr ve milliyetçi geçinenler cahil ve kupkuru. Ortadakiler darmadağınık… Hemen hepsi zevksiz ve tahammülü güç… Biraz zevki ve anlayışı olanlar, kıskanç. Yarabbi, Ne kadar yalnızım.”
Daha ilginç bir söylemine bakalım: “ Eserimi sathi (yüzeysel) okuyorlar. Her iki taraf da ona göre hüküm veriyorlar. Sağcılara göre ben solu tutuyorum. Solculara göre ise, ezandan, Türk musikisinden, kendi tarihimizden bahsettiğim için ırkçıların değilse bile sağcıların safındayım.” Maalesef durum buydu. Necip Fazıl’ı okuyan, Nazım’ı okumuyordu; Nazım’ı okuyan, Necip Fazıl’ı…
O, şöyle düşünüyordu: “ Cemiyet (toplum) için mazi, yani tarih; fert (birey) için hafıza gibidir. Hafızasını kaybeden adam, nasıl artık kendisi değilse; toplum da mazisini unuttursa, öylece kendisi olmaktan çıkar. (…) Yıkmak, yapmak için olsa dahi, daima zararlıdır. Ve hakiki yapıcılık, ilâve etmektir.”
Tek parti döneminde CHP milletvekiliydi. Partiye yakın ÜLKÜ dergisinde de muhafazakâr bir yayın organı olan “DERGÂH” dergisinde de yazıları ve şiirleri yayımlanıyordu. Bireyler gibi, toplumlar da zaman içinde gelişiyor, olgunlaşıyor. Bugün birini diğerinden ayrı düşünemiyoruz. Her biri bu topluma ayrı bir yönden ayna tutmuş, her biri, bu ülkenin ayrı bir değeri. Ziya Paşa’nın o güzel beytini anımsayalım: “”Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz / Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde.”
Sözü biraz fazla uzattım farkındayım. Fakat öyle gerekiyordu. Şimdi gelelim işin özüne. Geçen yıl, Bursa Büyükşehir Belediyesi, eserlerinde Bursa’ya yer vermiş olan büyük edebiyatçıları -bir vefa duygusuyla- anmak üzere çok özel bir program başlattı. Geçen yılı “Nazım Hikmet Yılı” olarak ilân etmiş olan Bursa Büyükşehir Belediyesi; sergiler, konserler, edebiyat buluşmaları ve söyleşilerle usta şairimizi yıl boyu andı ve tanıttı.
Belediye, 2025 Temmuz – 2026 Temmuz arasını da “Ahmet Hamdi Tanpınar Yılı” olarak ilân etti. İnanıyorum ki bu yıl içinde, Ahmet Hamdi Tanpınar da hak ettiği şekilde tanıtılacak ve anılacaktır. Yine konserler, sergiler, edebiyat buluşmaları, söyleşiler benzeri etkinlikler yapılacaktır. Ayrıca, Belediyenin Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünce 50.000 TL ödüllü “Ahmet Hamdi Tanpınar Roman Yarışması” düzenlenmiştir.
Böylesi bir kültürel etkinliği planlayan ve başarıyla uygulayan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanı Sayın Mustafa Bozbey başta olmak üzere, etkinliğe emeği geçen tüm belediye çalışanlarına teşekkür eder, bu tür etkinliklerin devamını dilerim. Fakat bu tür kültürel etkinlikler yalnızca Bursa merkezi ile sınırlı kalmamalı. İlçeler de bu etkinliklerden bir şekilde yararlanmalı. Elbette burada görev, ilçe belediyelerine düşüyor.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Eserleri: Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Beş Şehir, Mahur Beste, Aynanın Dışındakiler, Aydaki Kadın, Bütün Şiirleri, 19. Asrın Türk Edebiyatı Tarihi ve Tevfik Fikret…
NOT: Bizim uzun yıllar okumadığımız ve belki hâlâ okuyamadığımız Tanpınar’ı Arjantinli ünlü yazar Robert Manguel (1948) okudu. Sonra okumakla kalmayıp Tanpınar’dan 70 yıl sonra Türkiye’ye geldi, Tanpınar’ın yazığı o “BEŞ ŞEHİR”İ gezdi, gördü ve bir de kitap yazdı. Adı: “Tanpınar’ın İzinde Beş Şehir. “
Robert Manguel’in eserleri: Borges’in Evinde, Geceleyin Kütüphane, Merak, Okumalar Okuması, Okuma Günlüğü, Okumanın Tarihi, Bütün İnsanlar Yalancıdır. Kelimeler Şehri.