Anlaşılmayan taraf, bu ölümün bir intihar mı yoksa bir cinayet mi olduğu. Bunu anlamak için yapabileceğiniz tek şey, komiser Suat Zamir ve yardımcısı Beren Bahar’ın yürütecekleri soruşturmayı, adım adım izlemek olacak. Ben öyle yaptım. Kitabı, bir akşamda okuyup bitirdim. Kitap zaten kendini okutuyor. Bitirmeden bırakamıyorsunuz. Olayların hızla aktığı, gerilimin hiç düşmediği bir kitaptan söz ediyorum.

Kitabı okuyup bitirince, “oh be!” dedim içimden. Artık hiçbir karanlık nokta kalmadı. Benim için her şey aydınlandı, düğümler birer birer çözüldü… Fakat burada, olay örgüsünden, olayda yer alan ana ve yan karakterlerden ve kitabın konusundan,   söz edecek değilim. Sadece kitapla ilgili birkaç düşüncemi paylaşmak istiyorum.

Kitapta, çok ilginç bir anlatım tekniği kullanılmış: yan yana akan iki ırmak gibi, iki farklı anlatım. Yazı tipleri bile farklı… Soruşturmayı izleyen bölümlerde, olayların hızlı akışına uygun düşen düzyazılı bir anlatım ve doğal bir dil tercih edilmişken; italik yazı tipinin kullanıldığı, bir kadın tarafından anlatılan bölümlerde ise, oldukça duygu yüklü, şiirsel bir dil tercih edilmiş.

Bu durumda, birbirinden kopuk birçok olay arasında doğru bağlantılar kurarak, soruşturmayı, zihninizde kesin bir sonuca ulaştırmak için, bu iki farklı anlatının nerede ve nasıl birleşeceğini merak edeceksiniz ki; yazarın amacı da bu zaten. Merak uyandırmak, ilgiyi canlı tutmak…

Kitaptan alıntı-1. “Bir cinayeti ihbar etmek istiyorum” dedi kadın hıçkırarak.  “Kimin cinayeti?” dedi Suat, kadının omuzuna elini koyarak. “Benim” dedi gözyaşları yüzünü üzgün bir maskeye dönüştürmüş olan kadın. “Ben cinayete kurban gittim. Kocam… Kocam beni katletti.” (sayfa:30)

Polis olduğunuzu varsayın.  Karşınıza gelmiş; ”üstü başı dağılmış, makyajı akmış” bir kadın, ağlayarak size kendisi hakkında böyle bir ihbarda bulunuyor. Ciddiye alır mısınız? Komiser Suat ve yardımcısı Beren de sizin gibi düşündüler ve onu bir taksiye bindirip evine gönderdiler.

Deli olduğunu düşündükleri kadının, bu deli saçması sözleri, aslında olayların kırılma noktasıdır; fakat bunu anlamak için henüz vakit erken. Okumaya devam…

Okudukça; iç içe geçmiş, can yakıcı pek çok olayla karşılaşacaksınız kitapta. Bir kez, Polis de olsa, sırf kadın olduğu için amirleri ve erkek meslektaşları tarafından küçümsenen, hakarete varan sözlere muhatap olan, cinsel bir obje olarak görülen Komiser Suat’ın işi, hiç de kolay değil.  Bir de,  karanlık ilişkiler içinde yüzen Kara Nezo diye anılan bir kadın polis var ki; o da ayrı bir dert… Âdeta, kadın düşmanı bir kadın…

Öte yandan; fuhuş mafyasının kucağına itilen, devletin koruması altında olan; fakat yeterince korunamayan, yetiştirme yurtlarındaki kızlara yaşatılan ve sonu bazen intihara veya cinayete kadar uzanan, insanlık dışı olaylar… Bu toplumun, hep açık kalan, ince ince kanayan ve bir türlü kapanmayan yaraları…

PAŞADER'de Yeni Başkan Tunçel PAŞADER'de Yeni Başkan Tunçel

Polisiyeler, birer kurgudur; ama unutmayalım ki kurgu, sadece bir kurgu değildir. O kurgunun arkasında, koca bir gerçeklik yatmaktadır. Eleştirel düşünebilen iyi bir okur, o gerçekliği görür. O gerçeklik, içinde yaşadığımız toplumu tüm çıplaklığı ile bize gösteren bir aynadır. Kitapta dile getirilen o yozlaşmış kurumlar, liyakatsiz kadrolar,  tam da bugünün gerçekleridir.  Kitaptaki Cinayet Büro Amiri Tikli Kadri örneğinde gösterildiği gibi…   

Kitaptan alıntı-2. (Ne diyordu, Cinayet Büro Amiri Kadri Özer? Nam-ı diğeri, Tikli Kadri:) “Bu davayı derhal bırakıyorsun. Başka intihar dosyalarına bak. Odanda boş boş otur. Eve git uyu. Bu dosya zehirli Suat. Bir şeyler dönüyor ama biz bunu deşmeyeceğiz, anladın mı? Sen de deşmeyeceksin. Bir kız intihar etmiş; vah vah… Yüzlercesi ediyor. Bırak. Dosyaya intihar mührünü bas ve kapat. Bu bir emirdir.” “Amirim” “Kes, konu kapanmıştır.” (sayfa:139)

 Kitabın Kimliği: Adı:  KAYIP YÜZ. Yazarı: Elçin Poyrazlar. Türü: Polisiye/Gerilim. Yayınevi: Doğan Kitap Yayıncılık. 1. Baskı: Kasın 2022. Sayfa sayısı: 171.  

Son söz: 1975, Bursa-Mustafakemalpaşa doğumlu Elçin Poyrazlar’ın; çok beğendiğim, edebî bir tat alarak zevkle okuduğum “KAYIP YÜZ” adlı yeni kitabını, sizlere de samimiyetle öneririm. Okuyun, seveceksiniz.

Editör: Haber Merkezi