Halit ERSÖZ

Kirmasti’den Eyüp Sultan’a Vakıflarımız

Abone Ol

Lala Şahin Paşa Vakfı’na ait vakıf yerleri

2 Temmuz 2020 tarihli karar ile Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya'nın müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti. Kararında “Ayasofya'nın, Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı'nın mülkiyetinde olduğunu, Ayasofya’nın, vakfedenin iradesi gereği sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz olarak kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğu” ifadeleri yer aldı. Bu kararın 10 Temmuz 2020 tarihinde yayınlanması ve aynı gün Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın imzaladığı T.C Cumhurbaşkanlığı 2729 Sayılı Kararname ile Ayasofya’nın ibadete açılmasına karar verildi. Bu karar ile vakıf müessesi kavramı ülke gündeminin ilk sıralarında yer aldı. Osmanlı Medeniyeti, "Vakıf Medeniyeti" olarak nitelendirilir.  Vakıf, bir malın sahibi tarafından dini, sosyal ve hayır amaçlı bir gayeye süresiz olarak verilmesidir. Osmanlı Devleti’nde Allah rızası için kurulan vakıflar vasıtasıyla, günlük yaşamda halkın yararlandığı cami, medrese, hastane, imarethane, han, hamam, köprü ve çeşmelerin çoğunluğu hayır olarak yaptırılmıştır. Osmanlı toplumunun farklı kesimlerindeki hayırseverler, kurdukları vakıfları yaşatmak için vakfetme anlayışını geliştirip nesiller boyunca devam ettirmişlerdir. Ticari işletmeler ile tarla, bağ ve bahçe gibi toprakların gelirleri de vakıflara verilerek yapılan hizmetlerin yüzyıllar boyunca yaşatılması hedeflenmiştir. Vakıflar iktisadi, hukukî ve sosyal faydalarının yanında, devletin halka karşı olan görevlerini destekleyen ve yöneticilerin hayırseverliği ile cömertliğini uyguladığı bir sistemdir. Osmanlı Devleti zamanında ilçemiz Kirmasti’nin  (Mustafakemalpaşa) verimli toprakları da vakıflara ve çeşitli hayır kurumlarına gelir sağlaması için vakfedilmiştir. Kirmasti’de kurulan vakıflarla ilgili arşivlerde çok miktarda belge bulunmaktadır. Bu belgeler incelendiğinde, Kirmasti’deki vakıfların yedi tanesi mescit, dört tanesi imaret, iki tanesi zaviye, bir tanesi cami, 1 tanesi kuyu vakfıdır. Kirmasti’den (Mustafakemalpaşa) gelir sağlayan vakıflar ve kurumlardan bazılarının detaylarını inceleyelim.  

Osmanlıdan Günümüze Eyüp Sultan Camisi

  Kirmasti topraklarında vakfedilen yerlerden gelir elde eden en önemli vakıf, Eyüp Sultan Vakfı’dır. Vakıf İstanbul’un simgelerinden olan Ebu Eyyüb el-Ensari adına Fatih Sultan Mehmet’in yaptırdığı türbe ile yanındaki medrese, aşhane, imaret, sebil, çifte hamam ve camiden oluşan Ebu Eyyüb el-Ensari külliyesini yaşatmak için kurulmuştur. Vakfı yaşatmak için ülkedeki birçok yerin gelirleri tahsis edilmiştir. Kirmasti’deki Küçük Kadı, Büyük Kadı ve Uzgur köyleri de Eyüp Sultan Vakfı’nın vakıf köyleri arasındadır.

Emir Sultan Camisi

  Diğer bir vakıf ise Emir Sultan vakfıdır.1369 yılında Buhara’da doğan Şemseddin Muhammed bin Ali (Emir Sultan) gençliğinde Buhara’dan ayrılıp önce Mekke ve Medine’ye gitmiş,  daha sonra Osmanlı Devleti’nin o zamanki başkenti Bursa’ya gelerek yerleşmiştir. Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet ve II. Murad zamanında yaşamıştır. Dervişleriyle birlikte bazı askerî seferlere de katılması, halk arasında fetihler üzerinde olumlu etkisi olduğu yönünde kuvvetli bir inanç oluşturmuştur. Emir Sultan Külliyesinin yüzyıllarca varlığını sürdürmesinde ise bu vakfa tahsis edilen gelirler önemli rol oynamıştır. 17. yüzyıl sonu itibarıyla, Emir Sultan vakfına gelir etmek amacı ile vakfedilen köy sayısı 51’dir. İlçemiz Kirmasti’de (Mustafakemalpaşa) Emir Sultan vakfına 1597 ile 1676 yılları arasında tahsis edilmiş köyler ise; Dere, Paşalar, Ada, Mülk-i Karaca, Çeltikçi ve Eğdir köyleridir. Orhan Bey’in kızı Hatice Hatun’un Tophisar’daki zaviyesini yaşatmak için kurduğu Hatice Hatun binti Orhan Bey Vakfı’na gelir için Kirmasti’deki iki köyün gelirlerini vakfedilmiştir. Ancak bu köyler isimleri günümüze kadar gelemediklerinden tespit edilememiştir. 2. Murad döneminde veziriazamlık yapan Koca Mehmet Paşa’nın Osmancık’ta yaptırdığı imaret için Kirmasti’nin Ada ve Yenice köyleri vakfedilmiştir. Fatih Sultan Mehmet’in görevden aldığı Anadolu Beylerbeyi Uzguroğlu İsa Bey’e ait vakfa vakfedilen yerler arasında Kirmasti’nin Timurili (Demireli) ve Sündüklü (Sünlük) köyleri arazileri bulunmaktaydı. Kirmasti (Mustafakemalpaşa) kendi sınırları dışındaki vakıflara kaynak sağladığı gibi ilçe sınırları içerisinde kurulan vakıflara da gelir sağlamak için ilçedeki çok miktardaki arazi ve emlak vakfedilmiştir. Osmanlı Devleti zamanında Kirmasti (Mustafakemalpaşa) topraklarında kurulan vakıflar sosyal yaşamda da önemli rol oynamışlardır.  İlçemiz Kirmasti’de (Mustafakemalpaşa) Osmanlı Devleti zamanında kurulan vakıfları incelemeye çalışalım. Kirmasti’deki on yedi dükkân, iki hamam, bir pazaryeri, Ateri ve Hamzabey mahalleleri Lala Şahin Paşa Vakfı’na ait vakıf yerleridir. Çömlekçi, Uçarlar, Çördük, Uçbeyi, Behram ve Gödeler köylerin gelirleri de Lala Şahin Paşa vakfına aittir. Hamza Bey ise Ateri köyünde (Atariye mahallesi) yaptırdığı zaviyeye gelir sağlamak için zaviyenin yakınlarındaki bağını ve iki değirmenini zaviyesine vakfetmiştir. Şeyh Abdülkerim Kadiri, Şeyhmüftü Camisini ve ölümünden sonra da türbesini yaşatmak amacıyla Mihaliç’teki kendisine ait üç değirmenini kurduğu Müftü Şeyh vakfına bağışlamıştır. Kirmasti’nin Kavaklı köyü sipahisi Kapucu İlyas 1888 yılında köyünde yaptırdığı mescit için eşi Paşalı Hatun ile birlikte 55.000 nakit akçe vakfetmiştir. Osmanlı Devleti zamanında ilçemiz Kirmasti’de (Mustafakemalpaşa) çok sayıda olan, ilçemize ve halkımıza her türlü yardımı sağlayan vakıflar günümüzde azalmıştır. Ülke genelinde faaliyet gösteren vakıfların şubeleri vasıtasıyla veya dernekler ile yardım hizmetleri gerçekleştirilmektedir. Hayırseverler tarafından Mustafakemalpaşa merkezli vakıfların kurulması, ilçemizin gelişmesine daha fazla katkı sağlayacağı gibi vakıf kurucuları gelecekte hayırla anılacaktır. Mustafakemalpaşa’daki vakıf sayısının artması dileğimle…. Halit ERSÖZ