Saat 12.00'de başlayan programa Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Mehmet Çelebioğlu, yönetim kurulu üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve az sayıda vatandaş katıldı.
Program, Atatürkçü Düşünce Derneği ile siyasi partilerin çelenklerini Atatürk Anıtı'na sunmasıyla başladı. Çelenk sunma töreninin ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanı Mehmet Çelebioğlu günün anlam ve önemini belirten konuşmasını yaptı.
Çelebioğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
"Lozan Antlaşması; vatanınızın bağımsızlığını ve bölünmez bütünlüğünü dünyaya kabul ettiren Türk ulusunun güçlü iradesinin ölümsüz eseridir.
Lozan Antlaşması; 1. Dünya Savaşı galipleri İtilaf Devletleri’nin mağlup devletlere dayattıkları, Osmanlı’ya da kabul ve imza ettirdikleri antlaşmaların tek uygulanamayanı ve Anadolu Türklüğünün idam fermanı olan Sevr Barış (!) Antlaşmasını yırtıp tarihin çöp sepetine atan, 103 yıldır hükmünü sürdüren ender uluslararası antlaşmalardan biridir.
Lozan Antlaşması; 400 yıl Anadolu insanının kanını emen kapitülasyonları ortadan kaldırıp ekonomik bağımsızlık olmadan tam bağımsızlıktan söz edilemeyeceğini mazlum milletlere göstererek tarihin akışını değiştiren ilk antlaşmadır.
Lozan Antlaşması aynı zamanda; milletimizin Ulusal Bağımsızlık Savaşında gerçekte kimlerle savaştığını, kimleri yendiğini ve kimlerin işgalci emperyalistlere uşaklık edip perişan olduğunu da dünyaya gösteren antlaşmadır.
“Siz Yunanistan’ı yendiniz İngiltere’yi değil” diyen küstah Lord Curzon’a Milli Mücadele’nin muzaffer Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’nın verdiği diplomasi dersi bunun kanıtıdır;
“Hayır ekselans! Yalnız Yunanistan’ı yenmedik. Güneyde müttefikiniz Fransızları ve eğitip donatıp üzerimize sürdüğü Ermenileri yendik. Müttefikiniz İtalyanları gönderdik. Silahlandırdığınız Doğu Ermenilerini ve Pontus çetelerini yendik. İşbirlikçiniz İstanbul hükümeti ile birlikte çıkarttığınız dinci isyancıları yendik. Silah ve para ile desteklediğiniz Kuvayı İnzibatiye’yi yendik. Son olarak da maşanız Yunan ordusunu yenip denize döktük. Mondros’u yendik Ekselans, Sevr’i yendik, Üçlü Antlaşma’yı yendik, bunların hepsinin arkasında siz vardınız; hepsinin ipleri, dümeni, düğmesi sizin elinizdeydi, biz asıl sizi yendik.”
Curzon’un küstahlığı bununla da kalmadı. Bir sohbette İsmet Paşa’ya;
“Hiçbir isteğimizi kabul etmediniz. Ama hepsi cebimde. Ülkemiz perişan, paranız yok. Para bir bende var, bir de yanımda oturan ABD temsilcisinde. Mecburen kapımıza geleceksiniz. O zaman bugün cebime koyduklarımı tek tek çıkarıp önünüze süreceğim.” dedi.
Atatürk de, İsmet Paşa da, Kemalist devrimciler de bu sözleri hiç unutmadılar. Hiçbir emperyalistin kapısına gitmediler. Kimseye boyun eğmediler. Sadece Türk milletinin ferasetine, fedakârlığına ve çalışkanlığına güvendiler. Az zamanda çok ve büyük işler yaptılar. “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir” anlayışıyla tüm vatandaşlarını kucakladılar. Memleketi imar ettiler, milleti eğittiler, kadınlara eşit birey olma hakkını tanıdılar, “Çiftçi milletin efendisidir” diyerek tarım ve hayvancılıkta önemli atılımlar gerçekleştirdiler ve sanayi alanında da Türkiye’yi üreten bir ülke konumuna taşıdılar.
Buna rağmen yıllarca Lozan’ın önemini anlatan Kemalist yurtseverler çeşitli suçlamalarla karşı karşıya bırakıldı. “Keşke Yunan kazansaydı” diyen çevrelerin ön plana çıkarıldığı, “Lozan’ın Gizli Maddeleri” gibi iddiaların yıllarca gündemde tutulduğu ve Lozan’ın tartışmaya açılmasının istendiği dönemler yaşandı.
Ancak tarih bilimdir. Hükmünü verir ve öğretir. Lozan Antlaşması Türk ulusunun künyesine kazıdığı namus, yoktan var ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin tapu senedidir, dokunulamaz.
Laik, üniter ulus devletimizin ve vatanımızın bütünlüğünün yeniden tehdit edildiği bu dönemde, Cumhuriyetin ilk yıllarında “Lozan Barış Günü” olarak kutlanan 24 Temmuz’un TBMM tarafından yeniden “Lozan Bayramı” ve resmî tatil ilan edilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bizler Cumhuriyet Halk Partisi, İYİ Parti, Anahtar Parti, Saadet Partisi, Zafer Partisi ve Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; Lozan Antlaşması’nın 103. yılını gururla kutluyor, kurtarıcımız, kurucumuz ve değişmez önderimiz Büyük Atatürk’ü, Lozan’ın bilge diplomatı İsmet İnönü’yü, Kuvayı Milliye kahramanlarımızı ve aziz şehit ve gazilerimizi minnetle, şükranla anıyoruz."
Konuşmanın ardından program toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.