MUSTAFAKEMALPAŞA

Melek Gezgin'in Şiir Dünyası

Abone Ol

Yüreğim yaralı, yüzüm güleçtir

Kimselere söyleyemem derdimi

İçim yanar yanar bir kora döner

Kimselere söyleyemem derdimi

Böyle diyordu Melek Gezgin. Sonra kimselere söyleyemediği o dertlerini, sözcükler üzerinden dizelere aktardı. Dizeler şiirlere dönüştü şiirler de 364 sayfalık bir kitaba… Bir de güzel bir ad verdi kitabına: “AŞK İLE…” diye. Ne diyordu Mevlana: “Her ne yaparsan yap ama AŞK İLE yap. Yani emek verdiğin her işe sevgini kat da öyle yap. Alevi-Bektaşi anlayışında ise bu deyim bir selamlama, bir esenleme sözüdür.

Buraya kadar her şey iyi, elde var bir dosya dolusu şiir. Fakat kitap yayımlamak kolay bir iş değil. Maddi bir destek gerek. Kime gidecek Melek? Kimden medet umacak? Daraldığı, bunaldığı zamanlarda sığındığı bir kapı var ama o başka bir şey…

“Medet, Mürvet dedim kapına geldim.

Dardayım, zordayım sen medet eyle

Yusuf gibi kuyulara düşmüşüm

Dardayım, zordayım sen medet eyle.”

O, inancı gereği Hacı Bektaş-ı Veli’ye sığınıyor, ondan bir yardım umuyor. Şiirin son dörtlüğünden bunu anlıyoruz. İşte bu noktada, önünde bir başka kapı açılıyor. Kapının önünde iki değerli insan: Bandırma Belediye Başkanı Sayın Dursun MİRZA ve belediyenin Kültür Müdürü Sayın Funda ÖZTEMEL.. Eee, ne demişler? “Kul sıkışmayınca, Hızır yetişmez.”

Başkan, kültür belediyeciliğini önemseyen ve gereğini de yapan değerli bir insan. Basına yansıyan şu iki cümlesi bunun açık kanıtı: “Bandırma; kültürün, sanatın ve edebiyatın özgürce hayat bulduğu yerdir.” Ve devam ediyor: “Kentin edebî ve kültürel birikimine destek vermeyi öncelikli görev olarak kabul ediyorum.”

Şiirler inceleniyor, basımı uygun görülüyor. Başkan bu kadarla yetinmeyip bir de kitaba güzel ve anlamlı bir önsöz yazıyor. Yazısının bir yerinde şöyle bir ifade kullanıyor: “Melek Hanım’ın uzun yıllara dayalı birikimi, toplumsal duyarlığıyla yazdığı şiirlerden oluşan bu eserde, aile bağlarımızın sıcaklığını, aşkın en saf halini ve tasavvufun derin hikmetlerini bulacaksınız. Şiirlerinden bazılarının değerli üstatlar tarafından bestelenmiş olması da onun kalemindeki ritmin ve samimiyetin en güzel tecellisidir” Elinize, kaleminize sağlık Sayın Başkanım.

Bu kadar mı? Hayır. Yazarı onore etmek için, kitap tanıtımını kendi makam odasında, basının önünde yapıyor. Yanında kültür müdürü Funda Hanım…

Melek Hanım kendisini anlattığı o kısacık otobiyografisinde bakın ne kadar samimi ve açık davranıyor. “Ev emekçiliğimin yanında sekreterlik, tezgâhtarlık, aşçılık, çocuk bakıcılığı ve fabrika işçiliği yaptım.” Fakat o, aynı zamanda demokratik kitle örgütlerinde görev alan bir aktivist… ADD, AHBAB Derneği, Bandırma Halk Müziği Kültür ve Sanat Derneği’nde her kademede hizmetleri olan son derece aktif bit insan.

Bu tür dernekler dışında, CHP Bandırma İlçe Başkanlığında iki dönem yönetim kurulu üyeliği yapmak ve 2020 yılından beri Online olarak, “Muhabbet Dergâhı İlimle İrşâd ve Tasavvuf Eğitimi almak da var. Ne için bunca çaba diye soracaksınız. Apaçık değil mi? İnsan olmak, insan kalmak ve insanların hayatlarına dokunarak ardında hoş bir sadâ bırakmak…

Gelin, Melek Hanım’ı biraz daha yakından tanıyalım. Melek Gezgin 1961 yılında Malatya’nın Darende ilçesinde, çiftçi bir ailenin beş çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Baba, ekim biçim aylarında çiftçi, geri kalan aylarda ise gurbetçi. Gurbet dediğimiz de İstanbul. Sonunda baba kararını veriyor ve gurbeti sılaya tercih ederek ailesini alıp İstanbul’a göçüyor. Melek yedi yaşında.

İlkokul ve ortaokul öğrenimini İstanbul’da tamamlıyor. Ardından erken yaşta gerçekleşen bir evlilik ve üç yıl arayla dünyaya gelen iki kız çocuğu: ENDAM ve EZGİ… Yıl 1982 Gezgin ailesi Bandırma’da. Evlilik bitmiş, yollar ayrılmış. Melek Hanım hem çalışıyor hem çocuklarını okutuyor. Cahil kalmasınlar, ekonomik bağımsızlıkları olsun, ileride koca eline bakan ev kadınları olmasınlar diye. Ve başarıyor. Bu arada kendini eğitmeyi de ihmal etmiyor. Okuyor, araştırıyor, şiirler yazıyor…

Aldığı kurumsal eğitim süresinin kısalığına rağmen; şiirlerindeki dil zenginliğini, sözcük seçimindeki ustalığını dikkate aldığımızda, onun asıl eğitimini içinden geldiği Alevi-Bektaşi kültüründen ve tasavvuf üzerine yaptığı ve halen devam ettiği okumalardan aldığını söyleyebiliriz. Şiirlerinde beşeri aşktan çok ilâhî aşkı ele almış olduğunu görüyoruz. Halk şiirini temel alması, hece ölçüsü ile yazması onun bazen Yunus Emre bazen Pir Sultan Abdal tarzı söyleyişlere yöneltiyor. Kendisine kızlarıyla ve tüm sevdikleriyle birlikte sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum. Başarısı daim, okuru çok olsun.

“Dost cemâlini görmek kârdır bize

Kalp kırıp, gönül yıkmak ârdır bize

Sevgisiz geçen günler dârdır bize

Cemâlin gören dostlara AŞK İLE…

{ "vars": { "account": "UA-125316413-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } } { "vars": { "account": "G-BHCP4964Q9" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }