Özellikle her yıl Ramazan ayı yaklaşırken temel tüketim ürünlerinde yaşanan fiyat artışları, dar gelirli aileleri endişelendiriyor. Zaten ağırlaşan ekonomik şartlar altında geçim mücadelesi veren vatandaşlar, Ramazan ayının bereketiyle değil, artan fiyatlarla anılmasından duydukları rahatsızlığı dile getiriyor.
Vatandaşlar; zeytin, peynir, süt, yoğurt gibi kahvaltılık ürünler ile özellikle kırmızı et ve tavuk etinde Ramazan öncesi ve Ramazan sürecinde yaşanan fiyat artışlarının artık alışkanlık haline geldiğini ifade ediyor. Birçok vatandaş, Ramazan’dan birkaç hafta önce fiyatların nispeten daha uygun olduğunu, ancak ay yaklaştıkça etiketlerin hızla değiştiğini belirtiyor.
“Her yıl aynı tabloyu yaşıyoruz” diyen vatandaşlar, Ramazan ayının paylaşma, dayanışma ve bereket ayı olması gerekirken, artan fiyatlar nedeniyle sofraların daha da küçüldüğünü söylüyor. Özellikle protein ağırlıklı beslenmenin önem kazandığı Ramazan ayında et ve süt ürünlerine ulaşmanın her geçen yıl daha da zorlaştığına dikkat çekiliyor.
Uzmanlar da Ramazan ayında dengeli ve sağlıklı beslenmenin önemine vurgu yaparken, sahur ve iftarda yeterli protein, süt ürünleri ve lifli gıdaların tüketilmesi gerektiğini belirtiyor. Ancak mevcut fiyatlar karşısında bu beslenme düzenini sürdürebilmenin birçok aile için ciddi bir yük haline geldiği ifade ediliyor.
Vatandaşlar, Ramazan ayında temel gıda maddelerine yönelik fiyat denetimlerinin artırılmasını, fırsatçılığa karşı daha sıkı önlemler alınmasını ve özellikle dar gelirli aileler için ekonomik alternatiflerin sunulmasını talep ediyor. Uygun fiyatlı et satış noktaları, sabit fiyat uygulamaları ve temel gıdalarda indirimli kampanyaların Ramazan ayında büyük bir rahatlama sağlayacağı görüşü öne çıkıyor.
Ekonomik şartların her geçen gün daha da zorlaştığını belirten vatandaşlar, Ramazan ayını endişe içinde karşılamak istemediklerini vurguluyor. “Ramazan bereketiyle gelsin, fiyat artışlarıyla değil” çağrısında bulunan vatandaşlar, yetkililerden bu konuda somut adımlar bekliyor.






