Yazıya böyle başlamamın bir nedeni var… Bugün söyleşi yapacağım kişi de bir oyuncu. Kendisi bu ilçenin (Mustafakemalpaşa) güzel insanlarında biri. İyi bir insan, çok yetenekli bir oyuncu ve gerçek sanatçı potansiyeline sahip bir değerimiz…
Kendisini çok farklı karakterleri canlandırdığı iki farklı oyunun hem provalarında hem sahnedeki gösterimlerinde ilgi ile izledim. Sahneye girdiği anda; kendi benliğini, mimiklerini, ses tonunu, hayat görüşünü bir kenara bırakıp, oynadığı karakterin kimliği ile bütünleşiyor ve başka bir karaktere dönüşüyor ki; işte bu, tam gerçek bir sanatçı tavrıdır. Bu başarısında ötürü kendisini daha yakından tanımak ve sizlere de tanıtmak istedim.
07.04.2026 Salı… Saat: 20,30… Öğretmenevi’nde bir araya geldik. Söyleşimiz başlıyor…
Sevgili Kardelen, öncelikle bu söyleşiye katıldığın için teşekkür ederim. Biraz kendinden söz eder misin? Kardelen kimdir, nasıl biridir, anlatır mısın?
Aslında asıl ben size teşekkür ederim bana bu imkânı verdiğiniz için… İsmim Kardelen Bilen. 9 Kasım 2000 tarihinde Eskişehir’de doğdum. Babam emekli astsubay, annem ev kadını. Bir de çok sevdiğim doktor bir abim var İzmir’de… Birbirine çok bağlı mütevazı bir ailem var. Ben ilkokulu Eskişehir’de bitirdikten sonra Mustafakemalpaşa’ya geldik. Ortaokulu ve liseyi burada tamamladım. Hemen ardından iş hayatına başladım. Babamla birlikte arıcılık yapıyoruz. Şu an Türkiye’nin en genç arısütü üreticisiyim.

Tiyatro eğitimi almadın. Buna rağmen profesyonel bir oyuncudan hiçbir eksiğin yok. İnanılmaz bir yetenek. Peki, bu yeteneğini nasıl keşfettin?
Ben Eskişehir’de iken bir süre bale eğitimi aldım. Sahnede bu kadar rahat oluşumda bunun etkisinin olduğunu düşünüyorum. Çok hareketli ve sosyal bir çocuktum. Kamerayla çok ilginç çekimler yapardım. Buraya geldikten sonra oyuncu ve yönetmen Zafer Uğur'un kurup yönettiği “Evimiz Tiyatro” topluluğu ile tanışınca, tiyatroya başlamış oldum.
Son Oyununuzda (KATAKULLİ) dört skecin üçünde sen vardın. Oyunun yükünü büyük oranda sen taşıdın. Hem de olağanüstü bir başarı ile… Nasıl hazırlandın bu oyuna?
Hocam, evde ezber yapmıyorum. Zaten buna zamanım da kalmıyor. Tekstleri ben yazıyorum. Bu yazma sürecinde, oyunu da az çok içselleştirmiş oluyorum. Provalarımız çok önemli. Çok uyumlu bir ekibiz. Hep birbirimizi tamamlıyoruz. Oyunu üç buçuk ay gibi bir zamanda hazırladık.
Hani Bertolt Brecht’in o ünlü şiirinde: “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” dediği gibi, bir oyunda da tek başına başarı yok. Ekip uyumlu bir ekipse, karşındaki oyuncu çıtayı yüksek tutabiliyorsa seni daha da yükseklere çıkarabilir. Cem’in ve Enes’in, her oyunda biraz daha yükselen oyunculuklarını da unutmamak gerek.
Buna kesinlikle inanıyorum hocam. O yüzden ekipteki bütün arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Herkes elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.
Gelelim şu son bölüme… Bir kadın olarak bir erkek karakteri canlandırdın. Seni izlerken hep değerli sanatçımız Metin Akpınar’ı hayal ettim. Jestlerin, mimiklerin, ses tonun O’nu hatırlattı.

Hocam zaten o bölüm Zeki-Metin ikilisinin oyunundan alındı. Videolarını defalarca izledim, tekstlerini ben hazırladım. Etkilenmem çok doğal. Siz nasıl buldunuz, beğendiniz mi?
Çookk!.. Harikaydın… Bir erkek oynasaydı, bu kadar başarılı olamazdı. Sen o oyununla o akşam yıldızlaştın. O kadar ki; aldatmanın, ihanetin, tacizin merkezindeki kötü adamı, bütün ruh halleriyle kanlı canlı bir halde bizlere izletmiş oldun. Tekrar tebrikler… Senin bir özelliğini daha fark ettim. Sahnede sadece ağzınla değil, tüm bedeninle konuşuyorsun. Kaşınla, gözünle, elinle, ayağınla… İşte bu da iyi bir oyucuda olması gereken bir özellik. Eklemek istediğin bir şey yoksa bu akşam sana eşlik eden iki oyuncu arkadaşını da tanıtmak isterim.
Çok sevinirim.
“Adım, Sena Yılmaz 4 Mayıs 2001 Bursa Osmangazi doğumluyum. Tiyatro benim dünyam. Akdeniz Üniversitesi Tiyatro Topluluğu’nda oyunculuk eğitimi aldım. Tiyatro beni her zaman hayata bağlayan bir sanat dalı olmuştur. Şu an Mustafakemalpaşa’da ailemin yanındayım. Ailemi özellikle abimi çok seviyorum. Kardelen’le inanılmaz bir arkadaşlığımız var. Onu çok seviyoruz. O inanılmaz yetenekli bir oyuncu.”

“Adım Enes Balyemez… 11.07 2002 Mustafakemalpaşa doğumluyum. 15 yıldan beri tiyatro topluluklarıyla birlikteyim. Uludağ Üniversitesi Gıda Teknolojisi bölümü 2. Sınıf öğrencisiyim. Kardelen, çok yakın zamanda katıldı bize. İlk sahneye çıktığı günü hatırlıyorum ve Kardelen’in, bu kadar kısa zamanda kendini oyuncu olarak bu kadar geliştirebildiğine inanamıyorum. Mucize gibi. Kardelen’le aynı sahnede oynadığımda rolüme daha çok adapte oluyorum. Sahnedeki varlığı hepimize güç veriyor.
Bu söyleşiye katkınızdan ötürü çok teşekkür ederim. Başarınız daim, yolunuz açık olsun.
Biz teşekkür ederiz hocam size ve Paşada Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Gökhan Özhan Bey’e…







