Cumhurluk Alanı'nda toplanan süt üreticileri adına açıklamada bulunan Veteriner Burak Gökmen, üreticinin ayakta kalabilmesi ve devamlılığını sağlayanbilmesi için süt taban fiyatının 17 TL olması gerektiğini belirtti.

Gökmen yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi;

Öncelikle hepiniz hoşgeldiniz, değerli vaktinizi ayırıp geldiğiniz için teşekkür ediyorum.
Konuşmama başlamadan önce son dönemlerdeki acı kaybımız olan şehitlerimize Allahtan rahmet ailelerine başsağlığı dileklerimizi iletmek istiyorum.
Normalde bu tip konuşmalarda önce düstur gereği başkanlara sonra üreticilere hoşgeldiniz denir ama ben bu kez tam tersinden başlayacağım. Sevgili üretici kardeşlerim, birlik ve kooparetif üyelerim ve sevgili başkanlarım, bugün burada bir sorunumuz var demek için toplandık. Ben dahil bizler üretimin kalbindeki ana damarlarından olan hayvancılığın, gerektiğinde emekçisi, gerektiğinde sağımcısı gerektiğinde bakıcısı gerekrektiğinde uykusuz kalarak bu sektörü ayakta tutmak için çaba harcayanı olarak burada toplandık.
İçinizde biliyorum kendi hayvanını evladı gibi görenler var, doğum yapacağında sabaha kadar bekleyeni, buzağısını kurulamak için üstündekini çıkartanı hep gördüm şahit oldum. Sizler bu hayvancılık sektörünü sadece maddiyat için yapanlardan değilsiniz, sizler benim gözümde emekçisiniz.

WhatsApp Image 2024-01-18 at 21.41.50

Gelelim asıl meseleye

Bir inek 1 litre süt üretmek için yaklaşık 400 litre kan pompalaması gerekir, bir dişi buzağının üretime katkı sağlaması için 23 ay geçmesi gerekir, buradaki siz emekçilerin ne ramazan bayramı ne kurban bayramı ne yaz tatili var. Bu sektör öyle bir sektör ki gerçek bir özveri ister sabır ister çalışmak ister. Bu sektörde mücadele edenlerin öncelikle emeklerine ve yüreklerine sağlık çok teşekkür ediyorum.
Gelelim asıl meseleye; buradaki herkesin aynı gemide olduğunu görüyorum hepimiz aynı yerden karın doyuruyoruz. Bu gemi batarsa hepimiz mesulüz. Üreticinin olmadı yerde ne veteriner hekim olabilir ne yemci ticareti, ne de ekipman ticareti yapan olabilir ne damızlık birlikleri, kooparetifleri nede ulusal süt konseyi var olabilir.
Yanlış giden birşeyler var hepimiz biliyoruz ame tek bir ses olmakta güçlük çekiyoruz. "Biz bir şey yapamayız ki" diyerek sadece susuyoruz. Derdim kimsenin yerinde koltuğunda değil, sadece burada bu durumdan rahatsız olan insanların varlığından, kişileri ve kurumları haberdar etmek için elçilik yapmaya çalışıyorum, kahvelerde, köylerde otururken sohbet ederken sizin dertlerinizi sorunlarınızı paylaşmaya çalışan bir kardeşiniz olarak konuşuyorum.

13,5 tl lik fiyatı kabul etmiyoruz.
Bugün burada itiraz hakkınıza bir ses olmak için geldik ve toplandık. Ulusal süt konseyinin belirlediği 13,5 tl lik fiyatı kabul etmiyoruz. Yıllık enflasyonun sözüm ona yüzde 65 olduğu, asgari ücretin yüzde 49 oranida zam aldığı, mazotun 22,6 TL den 39 a geldiği yaklaşık yüzde 73 zamlandığı, 19 protein ortalama bir süt yeminin 350 tl den 550 tl ye geldiği, elektiriğin kilovat değerinin yüzde 42 zamlandığı, samanın 30 tl den 100 tl ye geldiği, yoncanın 100 tl den 170 tl ye geldiği veteriner hizmeti olan tohumlamanın oda fiyatının sperma ve yol ücreti hariç 290 tl den 650 geldiği, birde bunlara ek olarak tarım bağkurundaki yüzde 49 luk artış ile 3950 tl den 5900 tl olduğu bir girdi maliyetleri yığını altında kalan üretici kardeşimin karşılaştığı fiyat yüzde 17 lik bir atışa tabi oldu.
Sadece yapılan zamlara istaden konuşmuyorum, zamın yapıldığı tarihe kadar zaten üretici bu maliyetlerin altında 3-4 ay önce ezilmeye başlıyor. Süt fiyatları belirlendiği tarihin öncesinde girdi maliyetleri zaten her gün artmaya devam ediyor, tavsiye edilen fiyatın geçerlilik tarihi bile ocak 1 değil.

Basit usül bir hesap yapalim ve bir günlük ortalama bir rasyon yazalım;
8 kg yem 88t
2 kg saman 6th
1 kg yonca 7th
1.5kg yulaf 6 th
22 kg slaj 44 t
1 kg arpa 10-1
Toplam 161 tl üzerine mazot işçilik yüzde 20 koyduğumuzu varsayalim, 195 tl veteriner ve amortisman yüzde 10 koyarsak yaklaşık 220 tl yakın maliyet ile karşılaşıyoruz buda yaklaşık 16 litre süte denk geliyor tabi risk faktörlerini 0 tuttuğumuz anda. Bu şu anlama geliyor üretici sabah uyandığında güne 16 litre süt geriden başlıyor, önce zarara girmemesi için bu farkı kapatması gerekiyor. Ortalama 20 litre süt veren bir işletmede bize kalan kår 4 litre, yani yaklaşık 50 tl gibi bir sağmal inek için günlük kazanç. Kendi değeri 100.000 tl olan bir ticari ürünün getirisi günlük 50 tf gerçekten acı bir durum.

İlçe Başkanının Acı Günü, Annesini Kaybetti İlçe Başkanının Acı Günü, Annesini Kaybetti

Bu Şartlarda Ayakta Duramayız

İşte bu yüzden bu ülkenin buradaki vatandaşını desteklemesi, ayakta tutması gerekir. 50 tane 10 tane belki 3 tane sağmal ile aile geçindirenler var içinizde. Hayvancılık, tarım, orman sayesinde kırsal bölgeler ayakta durabilir. işte bu yüzden tekelleşmeye karşı ses yükseltmemiz gerekir. İşte bu yüzden köylü milletin efendisi kalmaya devam etmelidir. Bizim temsilcimiz olması gereken kişiler ve kurumlar, bakanlar, milletvekilleri, odalar, birlikler, kooperatifler, konsey temsilcileri, komite temsilcileri benzeri kurum liderleri ve yöneticileri sesimize kulak vermeli, bu ve bunun gibi halkı hayvancılıktan soğutan, bizi ithalata mecbur bırakan durumlardan acilen dönülmelidir ve bu fiyat dengesizliğine oransal anlamda bir netlik kazandırılmalıdır. Örneğin yem süt paritesi 1,5 bandında tutulmalı buna istinaden bugün süt taban fiyatı en az 17 TL olmalıdır. Burada bu sektörde alın teri döken siz değerli üreticilerin ve bu sektörden para kazanan bizim gibi meslek gruplarının devamlılığı için esas olan budur. Aksi takdirde Biga bölgesi, aydın bölgesi, Konya Sarayönü bölgesindeki gibi oluşacak tepkilere her gün bursa Mustafakemalpaşa'daki gibi tepkiler eklenerek devam edecektir. Yetkilileri bu taban fiyatındaki revizyonu yapmaya ve bu fiyatın geçerliliğini 1 Ocak'tan itibaren almaya davet ediyoruz.

Editör: Haber Merkezi