Yani “Uyumsuz” sıfatı başkaları tarafından kendisine yönelik olarak kullanılan bir yakıştırma değildi. Aksine o kendisinin hayat karşısındaki duruşunu ve yazınsal hayatındaki farklılığını, anlatmak için bu “uyumsuz” kavramını bilinçli olarak seçmişti. Gelelim yazımızın asıl konusuna…

Bugün; 29 Mart 2026 Pazar… Mustafakemalpaşa Kültür Merkezinde Bursa Şehir Tiyatrosu tarafından sahneye konulan “ “TOMRİS: Bir Uyumsuz Öykü” adlı oyunu izleyeceğiz. Oyun 20.30’da başlayacak… Türk Edebiyatı’nda değerli bir yazar ve çevirmen olarak çok özel bir yer edinmiş ve 4 Temmuz 2003’te aramızdan ayrılmış olan Tomris Uyar’ı merkeze alan bir oyunun çok ilginç ve izlenmeye değer bir oyun olacağını düşünüyorum.

Mart ayının son günlerindeyiz… Soğuk ve yağmurlu bir gün… Her şeye rağmen o salon dolacak biliyorum. Fakat oyunun başlamasına birkaç saat varken Mustafakemalpaşa Kültür Merkezi'nden bir uyarı…

“Bu akşam Mustafakemalpaşa Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilmesi planlanan “Tomris: Bir Uyumsuz Öykü” adlı tiyatro oyunu, teknik aksaklık nedeniyle ileri bir tarihe ertelenmiştir.”

Ertan İkizler'e Güven Oyu
Ertan İkizler'e Güven Oyu
İçeriği Görüntüle

Oysa iki saat önce telefonda görüştüğümüzde; bir görevli, oyuncuların geldiğini, sahne hazırlıklarına birazdan başlanacağını söylemişti.

Sonra duyuyorum ki salonda, Mustafakemalpaşa CHP İlçe Başkanlığı tarafından düzenlenen basına kapalı bir istişare toplantısının uzun sürmesi yüzünden, topluluk, böyle bir karar alarak ilçeden ayrılmış… Bu erteleme kararı, “teknik bir arıza” gibi masumane bir gerekçeyle anlatılacak ve atlatılacak bir olay değil. Bu bir skandal. Bursa Şehir Tiyatrosu’nun müdürü değerli oyuncu Ali Düşenkalkar yağmur soğuk dememiş, ekibini almış, dekorunu kostümünü yüklenip gelmiş. Oyundan saatler önce o salonda sahnesini kuracak, ses kontrolünü yapacak, oyuncuların nerede duracaklarını, sahneye nereden girip çıkacaklarının provasını yapacak. Fakat salondaki toplantı, uzadıkça uzuyor. Ali Bey, yapması gereken tek doğru şeyi yapmış ve ekibini toplayıp gitmiştir haklı olarak. Oysa bu siyasi toplantı belediye düğün salonunda yapılabilirdi. Yahut illa bu salonda yapılacaksa, saat 1,5’ta değil, 10 veya 11’de başlatılabilirdi. Sonuç olarak, oyun başlamadan bitti. Yine genç bir oyuncu ve yazar olan Zeynep Kaçar’ın yazıp yönettiği bu oyunun asıl kahramanı olan, yazar ve çevirmen Tomris Uyar’ı anlatmaya devam edelim.

TOMRİS UYAR, 15 Mart 1941’de İstanbul’da doğdu. Anne, hukukçu; baba hem hukukçu hem yazar… İlköğrenimini Yeni Kolejde, orta öğrenimini High School ve Arnavutköy Amerikan Koleji’nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi’ne bağlı Gazetecilik Enstitüsünü bitirdi. (1963) Aynı yıl, İlk evliliğini Şair, yazar ve oyuncu Ülkü Tamer ile yaptı. Bu evlilikten kızları Ekin, dünyaya geldi. Ekin’in bir kaza sonucu gelen erken ölümü bu evliliğin de sonu oldu. Yollar ayrıldı. Tomris, Ülkü Tamer ve Cemal Süreya, birlikte PAPİRÜS adlı edebiyat dergisi çıkardılar. Tomris Uyar, o güne dek yazdığı tüm öyküleri “SUYA YAZILI” adlı bir dosyada topladı. Tek nüshalık bu dosya, maalesef, Papirüs’te çıkan bir yangında kül oldu.

1965’te “KRİSTİN” adlı ilk öyküsü Türk Dili Dergisi’nde yayımlandı. Öyküler yazmaya devam etti. Sonunda 11 kitap yayımladı ve iki kez Sait Faik Öykü ödülünü kazandı. Feridun Andaç’a verdiği bir röportaj’da (Adam Öykü: Kasım-Aralık 1996, sayı:7) kendisini etkileyen, daha doğrusu -kendi deyimi ile- onu yazmaya iten yazarları şöyle sıralıyordu. “ Öykü idmanı için Çehov’u, yazma keyfi kazanmak için Truman Capote’yi, Katherine Mansfield’i, Türk Edebiyatı ile bağımı diri tutmak için Halit Ziya’yı, Tanpınar’ı, Reşat Nuri’yi okudum ve okumaya devam ediyorum. Sait Faik ile Sabahattin Ali’yi saymam zaten gerekmiyor değil mi?”

70’e yakın çevirisi kitap olarak basıldı. Latin Amerika’dan Avrupa’ya, oradan Asya’ya ve Hindistan’a uzanan geniş bir coğrafyada yaşayan çok değerli yazarların en seçkin eserlerini dilimize kazandırmış oldu. Dönemin en gözde dergilerinde öykü, deneme, eleştiri, günce ve kitap tanıtım yazıları yayımladı.

Cemal Süreya, Edip Cansever, Ülkü Tamer ve Turgut Uyar… Şiirde 2. Yeni diye anılan edebiyat topluluğunun kurucuları ve en önemli temsilcileri… Tomris Uyar’ın en güzel şiirlerine esin kaynağı olduğu dört şair… İlk eşi Ülkü Tamer, son eşi Turgut Uyar… Her ikisinin de eşlerinden boşanmış olduğu bir dönemde Cemal Süreya ile yaşanan; fakat nikâh masasına kadar gitmeyen bir ilişki… Ve hep uzakta kalan platonik aşkın temsilcisi, Edip Cansever…

Yazı

Tomris Uyar, almış olduğu Anglo-Sakson eğitim sistemine bağlı olarak İngiliz tipi kısa öykü tarzına bağlı kaldı. An’ın değil, an’ların anlatıcısı oldu. Olay öyküleri yerine kesit ve durum öyküleri yazdı. Öykülerinde kadınları ve sorunları gündeme taşıyarak onların sesi oldu. Çeviriye bu kadar ağırlık vermesinin nedeni, İngilizcesini geliştirmek değil; Türkçenin zenginliğini keşfetmekti. Yaşadığı yahut tanık olduğu olayları oldukları gibi yazmak yerine onları edebiyatla yeniden yoğurarak ve kurgulayarak anlatma yolunu seçti. Birçok Batı ülkesinde üniversite düzeyinde konferanslara katıldı,

İyi bir öykü yazarı olma yolunda ilerlemek isteyen genç yazar adaylarına Tomris Uyar’ı okumalarını öneririm.

NOT: Yukarıda özetlediğim kazayı bir kenara ayırarak; Mustafakemalpaşa Belediyesi Kültür Müdürlüğü’ne ilçe halkını –üstelik ücretsiz olarak” 5 günde 5 ayrı tiyatro topluluğu tarafından hazırlanmış, çok güzel tiyatro oyunları ile buluşturdukları için teşekkür ederim.

Yazı2