Genelde erkeklerin resimlerinin yer aldığı bu paralar yanında –az da olsa- bazı ülkelerin paralarında, kadınların da yer aldığını görüyoruz. İngiltere’de, Kraliçe II. Elizabeth, Meksika’da ressam Frida Kahlo, Arjantin’de Eva Peron, Ukrayna’da şair Lesya Ukrainka, isveç’te opera sanatçısı Birgit Nilsson gibi…

Türkiye’de, madeni para üzerine resmi basılan ilk Türk kadını; etnolog, araştırmacı, yazar ve koleksiyoncu Sabiha Tansuğ’dur. Sabiha, Ocak 1933’te Yunanistan’ın Gümülcine kentinde doğdu. 2. Dünya Savaşı sırasında Yunanistan Almanlar tarafından işgal edilince, ailesi Türkiye’ye göç ederek Akhisar’a yerleşti.

Sabiha, burada başladığı öğretim hayatına, İzmir-Göztepe Kız Sanat Enstitüsü’nde devam etti.1941’de bu okuldan mezun olan Sabiha, 1953 yılında İstanbul’a taşındı. Beyoğlu’nda, bir terzinin yanında çalışmaya başladı. Bir yandan da ünlü ressam Nuri İyem’den dersler alarak, kendisini resim alanında geliştirip, karma sergilere katıldı.

Eşi ile birlikte çıktıkları bir Avrupa gezisinde, birçok yerde gördüğü “Yerel Kıyafetler Müzesi” adlı müzeler, çok ilgisini çekti. Yurda döndükten sonra Türk yerel kıyafetleri üzerinde çalışmaya ve bir koleksiyon oluşturmaya başladı. İlkokulda iken annesinin, okul müsameresinde giymesi için kendisine diktiği –resimde gördüğümüz-  “Eğribaş” denilen gelin başlıklarını toplamaya başladı. 2.700 parçadan oluşan bu yerel kıyafet koleksiyonu ile Avrupa’da Paris ve Viyana başta olmak üzere, birçok şehirde sergiler açtı.  

İstanbul’da açtığı bir sergiyi izleyen dönemin darphane müdürü, Sabiha’ya, gelin başlığı giyerek çektireceği bir fotoğrafını yeni basılacak olan bir madeni para üzerinde kullanmak istediğini söyledi. Sabiha kabul edince de yukarıda gördüğümüz fotoğraf çekildi ve 1971’de tedavüle sokulan 50 kuruşluk madeni para üzerine basıldı. 24 Ocak 2023’te İzmir’de vefat eden Sabiha Tansuğ’un mezarı, Urla’ya bağlı Bademler köyündedir

                                                           *       *      *

 Türk Lirasının üzerine resmi basılan ikinci Türk kadını, 9 Ekim 1862 İstanbul doğumlu, Fatma Aliye Hanımdır. Hukukçu ve tarihçi Ahmet Cevdet Paşa’nın kızı olan Fatma Aliye, ilk kadın romancımız olarak kabul edilir. Özel bir eğitim almadı. Evde abisi için tutulan özel öğretmenlerin derslerini dinleyerek kendini geliştirdi. Tanzimat’tan II. Meşrutiyete uzanan süreçte; roman, felsefe, İslâm, kadın hakları ve tarih konularında çalışmalar yaptı.

Selvi Boylum Al Yazmalım Selvi Boylum Al Yazmalım

 Fatma Aliye Hanım’ın Fransız edebiyatından “Meram” adıyla yaptığı ilk çeviri roman, “Bir Hanım” imzasıyla yayımlandı. Henüz, kadının adı yoktu. Ona ilk sahip çıkan ünlü yazarımız Ahmet Mithat Efendi oldu. Sahibi ve başyazarı olduğu Tercüman-ı Hakikat gazetesinde, “bir hanım” ile ilgili övgü dolu bir yazı kaleme aldı ve onu, manevi kızı olarak kabul edip destekledi.

“Hayal ve Hakikat” adlı romanı, birlikte yazdılar. Kadın ağzından olan bölümleri Fatma Aliye; erkek ağzından olan bölümleri, Ahmet Mithat tarafından yazılan bu roman, “Bir Hanım ve Ahmet Mithat” imzasıyla yayımlandı.  1892’de, “Muhadarat” adlı üçüncü romanında, Fatma Aliye Hanım, ilk kez olarak, gerçek adını kullanabildi.

17 yaşında, Plevne Kahramanı Gazi Osman Paşa’nın yeğeni ile evlenen ve 4 kız annesi olan Fatma Aliye Hanım, bu arada, kadın sorunlarıyla da yakından ilgilendi ve “ Hanımlara Mahsus Gazete” de kadın sorunlarını işleyen makaleler yazdı. Yine, tarihteki İlk kadın derneklerimizden biri olan “Nisvan-ı Osmaniye İmdat Cemiyeti” adlı derneği kurdu. Hilâl-i Ahmer (Kızılay) Derneği’nin ilk kadın üyesi oldu. 13 Temmuz 1936’da İstanbul’da vefat eden Fatma Aliye’nin resmi, 2009 yılında tedavüle sokulan 50 Türk lirasının arka yüzüne konuldu.

6299Fc4222A1C7.82820926 Original

Editör: Haber Merkezi